15 09 2016

Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne-Feridun Andaç

Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne-Feridun Andaç |  görsel 1
Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne-Feridun Andaç |  görsel 2
Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne-Feridun Andaç |  görsel 3
Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne-Feridun Andaç |  görsel 4
Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne-Feridun Andaç |  görsel 5

Eylül-Ekim 1996 yılında Adam Öykü Dergisinde yayımlanan Feridun Andaç'ın  "Muzaffer Buyrukçu ile Dünden Bugüne"söyleşisinden alıntılar. Erdem Buyrukçu Arşivinden. Devamı

01 09 2016

Muzaffer Buyrukçu Tutkuların İnsancı Yazarı-Günay Güner

Muzaffer Buyrukçu Tutkuların İnsancı Yazarı-Günay Güner |  görsel 1

Yazınımızın kalıcı göçeriydi Muzaffer Buyrukçu. Sıradan, kentli insanın nasıl derin iç çatışmalar içinde kıvrandığını, bunaldığını; sonu gelmez mutluluk arayışını Türk okuru Buyrukçu’nun öykülerinde, romanlarında buldu. Hem verimlilik anlamında hem de nitelik anlamında görkemli bir birikim bıraktı bize; olağanüstü etkileyici bir birikim… Muzaffer Buyrukçu hiçbir yazın anlayışına kapılmadı; yakın olmadı, olamadı. Yenilikleriyle, içtenliğiyle, okurun hemen özdeşlik kurduğu yazın kişilikleriyle her yapıtında kendi oldu. Özgürce yazdı. Kimi yazarlar gibi, İstanbul’u dertsiz, tasasız, su kıyısında ya da sandallarda şemsiyeli kadınlarla fesli, tiril tiril giysili, bastonlu beylerin kenti olarak görmedi, yazmadı. Buyrukçu gerçek İstanbul’u yazdı. Oysa dönemi sol-sağ siyasal çatışmanın olduğu değin, yazınsal düzlemde bireyci-toplumcu ayrım ve çatışmasının da yakıcı biçimde yaşandığı yıllardır. Buyrukçu her iki yaklaşıma da yakın değildir; her iki yaklaşımı da eksikli bulur. Haklıdır da. İyi ki böyle düşündü. Eşsiz yapıtlarındaki güzelliği sözkonusu özgüvenle belirginleşen yeteneğine, giderek ulaştığı ustalığına borçluyuz. Türk yazınında günlük yazarı azdır; Muzaffer Buyrukçu günlük yazınının da ustalarındandır. Onun günlükleri pırıltılı, görkemli bir dönemin, yazar ilişkileriyle, dostluklarıyla, çatışmalarıyla, yaşantılarıyla; ilk elden, içeriden tanıklığıdır. Muzaffer Buyrukçu ekmeğini büyük oranda memurluktan kazanmış (ki yıllarca emek verdiği Toprak Mahsulleri Ofisi’nden emekli olmuştur) bir usta yazar olarak, yapıtlarına memurluk yaşamından kesitler de yansıtır. Sekiz saat bir alana hapsedilen memurların günlük... Devamı

28 08 2016

Muzaffer Buyrukçu-Çağlar Mirik

Muzaffer Buyrukçu-Çağlar Mirik |  görsel 1
Muzaffer Buyrukçu-Çağlar Mirik |  görsel 2

MUZAFFER BUYRUKÇU: 10’a 1 Kala Çağlar Mirik   Çağdaş Türkçe edebiyatın benzersiz burçlarından birisidir Muzaffer Buyrukçu. Çoğu kez kadri bilinmeyenlerden olmuş. Edebiyat tarihi bir bakıma böyledir, vefasızlık tarihidir desek, abartı sayılmaz herhalde. Oysaki Muzaffer Buyrukçu bir kez okununca bir daha vazgeçilmeyen bir yazar. Bundandır onun az ve öz bir okur kitlesine sahip olmasının sırrı. O, edebiyatın ıssız ama aydınlık caddelerinde yürürken peşinden de bir avuç insanı sürüklemiştir. Hasan İzzettin Dinamo'nun üstatta gördüğü “dev bir sanat potansiyelini” kuşkusuz onun okurları da görmüştür. Yazının her türlü imkânını kullanmış olan Muzaffer Buyrukçu yeniliğe açık anlatımıyla bambaşka bir ses olmuştur edebiyatımızda. Şiirle girdiği yazma uğraşına kendine özgü öyküleri ve edebiyat tarihinin nabzını tutan, yarattığı benzersiz günlük türüyle o dev potansiyeli ilmek ilmek işlemiştir. Elbette Muzaffer Buyrukçu denilince, Cemal Süreya'nın “edebiyatımızın mareşalı” yakıştırması gelir akla. Orhan Kemal için Buyruk ve Muzo, arkadaşları arasında Arnavut Prensi ve Muzo Baba olsa da, onun bir başka lakabının da Maksim Gorki olduğu pek bilinmez. O da Maksim Gorki gibi isçi sınıfının, halkın içinden bir yazar olup, acılarla ve yoklukla mücadele etmiştir. Kendi yaşamından izler taşıyan kitabının isminin Katran olmasına sadece bir tesadüf denilebilir mi? Muzaffer Buyrukçu'nun büyük devinimler barındıran cümleleri düşsel parıltılar, masalsı çağrışımlar, şaşırtıcı saptamalar ve gerçekçi gözlemlerle doludur. Bir mühendis edasıyla kurguladığı bu dil, Türk edebiyatına yeni bir damar ve algı getirmiş, okur... Devamı

26 08 2016

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1

Öykünün mareşali 24.08.2016 11:14 KÜLTÜR SANAT Muzaffer Buyrukçu, öykülerinde dışlanmışları, ezilenleri, işçileri ve işsizleri, serserileri ve kabadayıları,ev kadınlarını, sakatları, delileri kısaca toplumda görülmek istenmeyenleri bir vicdan azabı ya da acıma duygusu uyandırmadan gerçekçi bir şekilde anlattı TWEET PAYLAŞ +   MEHMET ÖZÇATALOĞLU Öykünün mareşalidir demiştir onun için Cemal Süreya. 1928’de başlayan yaşamı 2006’da akciğer yetmezliği nedeniyle son buldu. 78 yıllık ömrüne 21 öykü, 10 günlük ve 8 roman olmak üzere 39 yapıt sığdırdı. Aşçılık, sütçü yamaklığı, kunduracı çıraklığı, gazetecilik, inşaat işçiliği, fresecilik, pedalcılık, kalorifercilik, kâtiplik ve İstanbul Toprak Mahsulleri Ofisi’nde memurluk yaptı. Halkın içinde, halkla birlikte yaşadı. Çalışırken gözlemlediği zorlu yaşantıları öykülerinde kusursuz bir şekilde işledi. Sözünü ettiğimiz yazar Muzaffer Buyrukçu. Sait Faik, Yunus Nadi, Haldun Taner gibi önemli ödüllerin de sahibidir yazar. Ve bugünlerde Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanan ‘Her Şey Bittiği Yerde Başlar’ adlı kitapla öykü severlerle buluşuyor. Bu kitap, Buyrukçu’nun okurla buluşacak eserlerinin ilki aynı zamanda. 1956, 57, 59 yıllarında yayımlanan ‘Katran’, ‘Acı’ ve ‘Korkunun Parmakları’ adlı üç kitabın bir araya getirilmesiyle oluşturuldu. Öykülerinde insan doğasını, insanın insanı sömürmesinin nedenlerini ve bunları yaratan koşulları sorguladı yazar. Dışlanmışları, ezilenleri, işçileri ve işsizleri, serserileri ve kabadayıları, ev kadınlarını, sakatları, delileri kısaca toplumda gör&uu... Devamı

12 08 2016

“Edebiyatımızın Mareşali” Muzaffer Buyrukçu

“Edebiyatımızın Mareşali” Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1

Ölümünün 10 yılında “Edebiyatımızın Mareşali” Muzaffer Buyrukçu       Sunu / 4     Öner Yağcı / Muzaffer Buyrukçu: Edebiyatımızın Mareşali / 5 Onur Caymaz / Buyrukçu’yu unutacak mıyız? / 9 Muzaffer Buyrukçu / Hastaneye gidiş / 10 Çağlar Mirik / Muzaffer Buyrukçu: 10’a 1 kala / 12 Erdem Buyrukçu / Türk Edebiyatında Maksim Gorki’likten mareşallığa uzanan yol... / 13 Demet Öğretmen / Edebiyatın son merhalesi: Muzaffer Buyrukçu’yu anlamak / 16 Cemal Süreya’dan Muzaffer Buyrukçu’ya mektup / 17 Didem Görkay / Edebiyatımızın Mareşali Muzaffer Buyrukçu / 19 Tahir Şilkan / Muzaffer Buyrukçu ve Orhan Kemal dostluğu / 20 Kadir İncesu / Muzaffer Buyrukçu bitmedi! / 22 Muzaffer Buyrukçu’nun Albümü’nden... / 25     Mehmet Ergün / “Sosyalist Hareket”in solgun yüzü: Semiha Uzunhasan / 31   Arif Tekin / İbni Ebi Davud kimdir? / 41   Tuncay Aksaraylı / Mitolojiden semavi dinlere: Kurban/ 44   Engin Taş / Bilinçaltına ait olarak mistisizm / 47   Cazim Gürbüz / Müdamî, Müreddet’e bir şiir dedi, bol kepçe yedi / 51   Abdullah Gürgün / İsveç’te şen Haziran bayramları / 63   Yusuf Benli / Bağlama icrasında ses estetiğinin müzikal iletişime etkisi / 76     DENEME / ANLATI: Nusret Gürgöz 53 • H. Hüseyin Yalvaç 54 • Bülent Güldal 56 • Rahim Gür 58 • ÖYKÜLER: Ezgi Fatma A&... Devamı

07 08 2016

Muzaffer Buyrukçu...

Muzaffer Buyrukçu... |  görsel 1
Muzaffer Buyrukçu... |  görsel 2

GERÇEK ÜZERİNE Muzaffer Buyrukçu   Gerçek,insanın içinde ve dışında bulunan;hep devinim,hep üretim,hep değişim halinde olan görkemli yaşamın bütünü kapsar.O yaşamı sürekli besler,kaynaklarındaki verimin azalmasını,dengelerin bozulmasını sağlar. İnsan ölür ama onunla birlikte anlam kazanan gerçek ölmez... Çünkü edebiyat gerçeğin ölümsüzlük kazanması için uğraşır ve bireyin her durumunu ele alarak,didik didik ederek,kuyumcu gibi işleyerek varlığını gündemde tutar..Ama burada asıl ağırlık  öykülerin, romanların, oyunların, şiirlerin,omuzlarındadır.Bu türler,içerikleriyle,biçimleriyle-Biçim yapıtı var edecek ya da yok edecek kadar önemli bir güçtür..Biçim bireyin en seçkin buluşlarından biridir.Kurgu ve anlatımlarıyla kişilerin,kalabalıkların dünyalarında,benliklerinde,ruhlarında sanatsal bir takım karmaşaya,ayaklanmaya,tepkilere yol açar..ölçülmesi olanaksız etkiler yaratır.Bir yapıtı okuyup bitirince okumadan önceki dar  ufkumuzun genişlediğini,tanıdığımız duygularımıza tanımadığımız duygularında katıldığını,yoğunlaşmaların birbirini izlediğini saptarız.Sergilenen durumların özlerinde ve ve birbirlerine bitiştiği noktalarda,dönemeçlerde,kavşaklarda meydana gelen yükselmeler,alçalmalar,zigzaglar,karanlıkları yürürlüğe koyan tutumlar,davranışlar,atılımlar  ve ortamlar yüzünden yapıtları merak heyecan karışımı bir ilgiyle okuruz.Okuduklarımızda başkalarının serüvenleri, öyküleriyle birlikte bizim serüvenlerimiz,öykülerimizin benzerlerini, örneklerini,uzantılarını karakterlerimizin kopyalarını görürsek seviniriz ve “yazar beni anlatıyor” diyerek dört elle sarılırız o yapıta... Devamı

07 08 2016

Muzaffer Buyrukçu Kitapları...

Muzaffer Buyrukçu Kitapları... |  görsel 1
Muzaffer Buyrukçu Kitapları... |  görsel 2
Muzaffer Buyrukçu Kitapları... |  görsel 3
Muzaffer Buyrukçu Kitapları... |  görsel 4

Muzaffer Buyrukçu'nun son bir yılda çıkan kitapları... Devamı

07 08 2016

Muzaffer Buyrukçu.

Muzaffer Buyrukçu. |  görsel 1

Muzaffer Buyrukçu evde geçirdiği günlerde,eğer bir misafiri gelmezse Pijama ile oturur ve çalışırdı.Yaşamının son gününe kadar da bu alışkanlığından vazgeçmedi. 1980'li Yıllarda Bad Godesburg/Bonn- Almanya'da. Devamı

21 07 2016

Bir Avuç Mahluk- Muzaffer Buyrukçu

Bir Avuç Mahluk- Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1

Bir Avuç Mahluk.... Muzaffer Buyrukçu Korkunç,rezalet,aklı durduran,kanı donduran bir tabloydu!İç açıcı,göğüs kabartıcı,gurur okşayıcı hiç bir şey yoktu.Olumsuzluklar tarafından kovulmuştu olumluluklar sanki.Ülkemizle öteki ülkeler birer-mezbaha-görünümündeydi bireysel ya da kitlesel ölümlerle.Ne yana baksam,hangi olayı kurcalasam ölüm dikiliyordu karşıma.Üstünde rahatça,şöyle gerine gerine,kahkaha savura savura,neşeyle,sevgiyle,tutkuyla yaşamamız gereken topraklarda kanlarla sulanan,cesetlerle gübrelenen bir tarım yapılıyor gibiydi.Çevrem,mezar tümsekleriyle doluydu.İnsanların benliklerinden o kadar uğraşılıp didinildiği halde bir türlü sökülüp atılamıyan ilkellik,canavarlık,katillik,öldürme hırsı;geçmiş çağları anımsadıkça ürperdiğimiz,tarih sayfalarını karıştırırken çıldırma nöbetleri geçirdiğimiz canavarlıkları,katillikleri,ilkellikleri aratacak,”Bizim zamanımızda her şey iyiydi,onur,insanlık sürgün edilmemişti”diye konuşan ihtiyarlara hak verdirecek nitelikteydi.Şu yetmiş küsür yıl,mutluluk için uğraşan insanlarla sadece kendi mutluluklarını kurmak isteyen bir avuç-mahluk-bir cadı kazanını fokur fokur kaynatıyordu.İhtilaller,darbeler,icatlar,yenilikler,endürtriyel atılımlar,silah sanayiindeki gelişme,atom,hidrojen,nötron bombaları,roketler,napalmlar,alev kusan makineler...birbirlerinden beter iki genel savaş,bir sürü de bölgesel savaş,kurtuluş savaşları,-savaşları başlatanlarla savaşlardan çıkar sağlayanların inandırıcı nedenleri vardı.Her devlet savaştığı devletten alacaklıydı ve alacaklarını kopartmaya çalışıyordu-milyonlarca insanı öldürmüş,milyonlarca insanı sakat bırakmıştı,kentleri,kasabaları,köyleri haritadan silmiş... Devamı

17 07 2016

Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu

Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2

Yapıtlarında romanla öykü arasındaki sınırı zorlamayı seven Buyrukçu, kendine özgü üslubunun ilk ve en yetkin örneklerinden birini Bulanık Resimler’de okurlarına sunmakta.   Devamı

17 07 2016

Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu

Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2
Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 3
Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 4
Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 5

Bulanık Resimler : Bütün Eserleri 2  Yazar Muzaffer Buyrukçu   2006 yılında aramızdan ayrılan edebiyatımızın önemli ismi Muzaffer Buyrukçu'nun bütün eserleri Kırmızı Kedi'de. Sait Faik, Yunus Nadi ve Haldun Taner gibi önemli edebiyat ödüllerini kazanan Buyrukçu’nun, işçilerin ve işsizlerin, serserilerin ve kabadayıların, ev kadınlarının ve fahişelerin, sakatların ve delilerin, toplumda ve hatta edebiyatta pek görünmeyen insanların öykülerini anlatmadaki ustalığı, yakından tanıdığı karakterleri ve öykülerini son derece özgün bir üslupla kurgulamasında yatar. Farklı edebiyat tekniklerini ustaca kullanan Buyrukçu, Bulanık Resimler’de aynı ofiste çalışan memurların gündelik yaşamlarını renkli bir dille anlatır. Çoğunlukla tek bir mekânda geçen öyküler, şaşırtıcı bir kurguyla birbirine bağlanır. Diyalog, iç monolog ve bilinç akışı arasında mekik dokuyarak son derece dinamik bir biçimde örülen Bulanık Resimler, yoğun bir erotizmden sistem eleştirisine, eski İstanbul meyhanelerindeki cümbüşten tehlikeli arka sokaklara uzanarak, gerçekle hayalin, bilinçle bilinçaltının kendine özgü bir bileşimini yaratır. Yapıtlarında romanla öykü arasındaki sınırı zorlamayı seven Buyrukçu, kendine özgü üslubunun ilk ve en yetkin örneklerinden birini Bulanık Resimler’de okurlarına sunmakta. Devamı

08 07 2016

Muzaffer Buyrukçu'ya

Muzaffer Buyrukçuya |  görsel 1

"Tren Penceresinden" geride kalanlara baktıkça, Haydarpaşa'dan kalkan bir eski Ankara treniyle yavaş yavaş istasyondan uzaklaşan; oradan uzaklaştıkça da yine yavaş yavaş tarihin ve yaşamın sularına dalan iki edebiyat adamımız üzerinden yazdığım o şiir aklıma düştü! Eminim, onlar şimdi aramızda olsalardı, seveceklerdi bu şiiri. Nerden biliyorsun diyeceksin? Onu, şiiri kendisine adadığım bendeki Muzaffer (Buyrukçu)Abi'yle, kendisi kendi başına bir istasyon olan "Göçebe"ye(C. Süreya'ya) sormak gerek! Ve bakarsınız, ardı sıra; 1969'dan 2009'a, kırk yıl sonra, yolumuz yeniden Gar Lokantası'na düşerdi. Belli mi olur?.. "Ölüme terk etmeli kimi şeyleri"   Ümit Sarıaslan Muzaffer Buyrukçu'ya   Trenin kalkmasına çok az vardı Kadıköy iskelesindeydik Cemal'le   Işıl ışıldı Haydarpaşa Gar Lokantası   Vapurlar suyun aynasında   Karlayacak galiba dedim göğe bakarak   Sen hiç karlı pekmez yedin mi dedi Cemal   Ben dedi kar beyazlığını Kars'ta gördüm ilk   Kar orda hayatı biçimlendiren bir güç   İki kişi olunca çekiliyor tren yolculuğu   Tren kalktı gidiyoruz Pendik'te denizi   Şuraya buraya serpilmiş adacıkları gördük   Bizim de bir adamız olsa dedim   Küçük bir devlet gibi dedi Cemal   İzmit'ten pişmaniye almadık Çene suyu içmedik   İçimiz dışımız ıslanıyordu yine de   Deniz kıyısından gidiyordu trenimiz   Tepelerin ardını işaret etti sonra   Bilecik'e geliyorduk   Altı yaşında sürgün oldum   Ortaokulu burada bitirdim dedi Cemal ... Devamı

08 07 2016

Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu

Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Bulanık Resimler-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2

Bulanık Resimler : Bütün Eserleri 2  Yazar Muzaffer Buyrukçu   2006 yılında aramızdan ayrılan edebiyatımızın önemli ismi Muzaffer Buyrukçu'nun bütün eserleri Kırmızı Kedi'de. Sait Faik, Yunus Nadi ve Haldun Taner gibi önemli edebiyat ödüllerini kazanan Buyrukçu’nun, işçilerin ve işsizlerin, serserilerin ve kabadayıların, ev kadınlarının ve fahişelerin, sakatların ve delilerin, toplumda ve hatta edebiyatta pek görünmeyen insanların öykülerini anlatmadaki ustalığı, yakından tanıdığı karakterleri ve öykülerini son derece özgün bir üslupla kurgulamasında yatar. Farklı edebiyat tekniklerini ustaca kullanan Buyrukçu, Bulanık Resimler’de aynı ofiste çalışan memurların gündelik yaşamlarını renkli bir dille anlatır. Çoğunlukla tek bir mekânda geçen öyküler, şaşırtıcı bir kurguyla birbirine bağlanır. Diyalog, iç monolog ve bilinç akışı arasında mekik dokuyarak son derece dinamik bir biçimde örülen Bulanık Resimler, yoğun bir erotizmden sistem eleştirisine, eski İstanbul meyhanelerindeki cümbüşten tehlikeli arka sokaklara uzanarak, gerçekle hayalin, bilinçle bilinçaltının kendine özgü bir bileşimini yaratır. Yapıtlarında romanla öykü arasındaki sınırı zorlamayı seven Buyrukçu, kendine özgü üslubunun ilk ve en yetkin örneklerinden birini Bulanık Resimler’de okurlarına sunmakta. Devamı

19 06 2016

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2

Babam Muzaffer Buyrukçu 1.Şubat.1928 tarihinde doğdu.Özellikle belirtmeme karşın çıkan son üç kitabında (Ve Yayınevi ve Kırmızı Kedi Yayınevi)-1930-olarak yer alıyor. Benim için pek de önemli olmayan bir ayrıntı olsa da bu konuda daha dikkatli olunması gerekir sanırım. Umarım mesajım gerekli yerlere ulaşır. Devamı

18 06 2016

Yılmaz Güney yargılandı...

Yılmaz Güney yargılandı... |  görsel 1
Yılmaz Güney yargılandı... |  görsel 2
Yılmaz Güney yargılandı... |  görsel 3

Habere bakar mısınız? Devamı

18 06 2016

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 3
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 4

Bu gün babamın yeni çıkan "Her Şey Bittiği Yerde Başlar"kitabını elime alıp kitapların beni her zaman etkiliyen kendine özgü kağıt kokusunu duymanın mutluluğunu yaşıyorum. Kırmızı Kedi Yayınevine Bu kitabın yayınlanmasında emeği geçen Onk Ajanstan sevgili dost Meriç Güleç,Merve Öztürk ve diğer dostlara teşekkür ederim. Erdem Buyrukçu Devamı

29 05 2016

Muzaffer Buyrukçu

Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2
Muzaffer Buyrukçu |  görsel 3
Muzaffer Buyrukçu |  görsel 4
Muzaffer Buyrukçu |  görsel 5
Muzaffer Buyrukçu |  görsel 6

Cengiz Cıva tarafından 1985 yılında çekilen Muzaffer Buyrukçu resimleri... Devamı

19 05 2016

Buyrukçu'dan Kitaplar...

Buyrukçudan Kitaplar... |  görsel 1
Buyrukçudan Kitaplar... |  görsel 2
Buyrukçudan Kitaplar... |  görsel 3

Son bir yılda yazarımız Muzaffer Buyrukçu'nun üç kitabı yayımlandı.Kolleksiyon değerinde kitaplar yayımlayan Ve Yayınevi yıllar sonra yazarımızın hiç bir yerde yayımlanmamış "Hayallerin En Uzun ve Hızlı Atları" öykü kitabının ardından yıllar sonra bir kez daha Muzaffer Buyrukçu'nun yakın dostu Orhan Kemal'i anlatan "Arkadaş Anılarında Orhan Kemal"anı kitabı okuyucusuyla buluştu.Muzaffer buyrukçu'nun Külliyetini yayımlamak için yola çıkan Kırmızı Kedi yayınevi ise yaklaşık 40 kitaplık külliyet'in ilk kitabı "Her şey Bittiği Yerde Başlar" ı geçtiğimiz günlerde yayımladı. Devamı

19 05 2016

Buyrukçu Ödülünü Alırken...

Buyrukçu Ödülünü Alırken... |  görsel 1
Buyrukçu Ödülünü Alırken... |  görsel 2
Buyrukçu Ödülünü Alırken... |  görsel 3

 Muzaffer Buyrukçu Korkunun Parmakları (1958 Dost Dergisi Birincisi), Kuyularda (Otağ Dergisi 1962 birincisi) Bulanık Resimler'le 1962 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü'nü, Kavga ile de 1968 Sait Faik Armağanı'nı kazandı. Yüzün Yarısı Gece ile de Haldun Taner Öykü Ödülü ve Yunus Nadi Öykü Armağanı de aldı. ... Devamı

19 05 2016

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 3
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 4
Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 5

2006 yılında aramızdan ayrılan edebiyatımızın önemli ismi Muzaffer Buyrukçu'nun bütün eserleri Kırmızı Kedi'de. Sait Faik, Yunus Nadi ve Haldun Taner gibi önemli edebiyat ödüllerini kazanan Buyrukçu'nun, işçilerin ve işsizlerin, serserilerin ve kabadayıların, ev kadınlarının ve fahişelerin, sakatların ve delilerin, toplumda ve hatta edebiyatta pek görünmeyen insanların öykülerini anlatmadaki ustalığı, yakından tanıdığı karakterleri ve öykülerini son derece özgün bir üslupla kurgulamasında yatar.  Her Şey Bittiği Yerde Başlar'daki öyküler, ülkemizde hâlâ çözülememiş olan toplumsal sorunları, yalnızca gerçekçi ya da psikolojik bir zeminde değil, varoluşsal bir derinlikte de sorgular. Bu ilk öykülerinde, bugün bile erkek yazarlarda eşine pek rastlayamadığımız derinlikte bir cinsiyetçilik eleştirisiyle karşılaşmamız dikkat çekicidir. Bunlar Türk edebiyatında bir erkek yazarın kaleminden okumaya alışık olmadığımız keskinlikte öykülerdir. Sıradan bir sistem eleştirisinin ötesine geçen Buyrukçu, daha ilk öyküden itibaren insan doğasını, insanın insanı sömürmesinin nedenlerini ve bunları yaratan koşulları sorgular. Muzaffer Buyrukçu'nun külliyatına öyküleriyle başlıyoruz. (Tanıtım Bülteninden)... Devamı

13 05 2016

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1

 Kırmızı Kedi Yayınevi, Muzaffer Buyrukçu'nun bütün eserlerini yayımlamaya başladı. Yazarın öykülerinden oluşan ilk kitap "Her Şey Bittiği Yerde Başlar" adıyla çıktı. Sait Faik, Yunus Nadi ve Haldun Taner gibi önemli edebiyat ödüllerini kazanan Buyrukçu'nun, işçilerin ve işsizlerin, serserilerin ve kabadayıların, ev kadınlarının ve fahişelerin, sakatların ve delilerin, toplumda ve hatta edebiyatta pek görünmeyen insanların öykülerini anlatmadaki ustalığı, yakından tanıdığı karakterleri ve öykülerini son derece özgün bir üslupla kurgulamasında yatar. Her Şey Bittiği Yerde Başlar'daki öyküler, ülkemizde hâlâ çözülememiş olan toplumsal sorunları, yalnızca gerçekçi ya da psikolojik bir zeminde değil, varoluşsal bir derinlikte de sorgular. Bu ilk öykülerinde, bugün bile erkek yazarlarda eşine pek rastlayamadığımız derinlikte bir cinsiyetçilik eleştirisiyle karşılaşmamız dikkat çekicidir. Bunlar Türk edebiyatında bir erkek yazarın kaleminden okumaya alışık olmadığımız keskinlikte öykülerdir. Sıradan bir sistem eleştirisinin ötesine geçen Buyrukçu, daha ilk öyküden itibaren insan doğasını, insanın insanı sömürmesinin nedenlerini ve bunları yaratan koşulları sorgular. Reha Ülkü adlı bir okuyucusu Muzaffer Buyrukçu hakkında ki düşüncelerini kısaca şöyle özetlemiş... Edebiyatçılar edebiyat tartışırlar onun güncelerinde. En güzeli de olay çoğunluk meyhanede geçer. Hani, en çok yakınılan konulardan biri de, solcu yazarların alkolikliğidir ya bu ülkede... Hah işte, o yakınmanın boşluğunu kanıtlar bizlere bu notlar: Herkes ağırlıklı olarak edebiyat yaşar, edebiyat konuşur meyhanelerde, hem de rakıyı s&uu... Devamı

11 05 2016

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu

Her Şey Bittiği Yerde Başlar-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1

2006 yılında aramızdan ayrılan edebiyatımızın önemli ismi Muzaffer Buyrukçu'nun bütün eserleri Kırmızı Kedi'de. Sait Faik, Yunus Nadi ve Haldun Taner gibi önemli edebiyat ödüllerini kazanan Buyrukçu’nun, işçilerin ve işsizlerin, serserilerin ve kabadayıların, ev kadınlarının ve fahişelerin, sakatların ve delilerin, toplumda ve hatta edebiyatta pek görünmeyen insanların öykülerini anlatmadaki ustalığı, yakından tanıdığı karakterleri ve öykülerini son derece özgün bir üslupla kurgulamasında yatar. Her Şey Bittiği Yerde Başlar’daki öyküler, ülkemizde hâlâ çözülememiş olan toplumsal sorunları, yalnızca gerçekçi ya da psikolojik bir zeminde değil, varoluşsal bir derinlikte de sorgular. Bu ilk öykülerinde, bugün bile erkek yazarlarda eşine pek rastlayamadığımız derinlikte bir cinsiyetçilik eleştirisiyle karşılaşmamız dikkat çekicidir. Bunlar Türk edebiyatında bir erkek yazarın kaleminden okumaya alışık olmadığımız keskinlikte öykülerdir. Sıradan bir sistem eleştirisinin ötesine geçen Buyrukçu, daha ilk öyküden itibaren insan doğasını, insanın insanı sömürmesinin nedenlerini ve bunları yaratan koşulları sorgular. Muzaffer Buyrukçu'nun külliyatına öyküleriyle başlıyoruz. Devamı

07 04 2016

6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu

6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 1
6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 2
6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 3
6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 4
6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 5
6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 6
6.12.1979 Günlük-Muzaffer Buyrukçu |  görsel 7

Türkiye Yazıları Sayı 37.Nisan 1980   Muzaffer Buyrukçu ,Ahmet Say,Günel Altıntaş,Özdemir İnce,Veysel Öngören ve diğer arkadaşlarını anlatıyor... Erdem Buyrukçu Arşivinden. Devamı